1. Ana Sayfa
  2. Tarih ve Coğrafya

Lozan Antlaşması

Lozan Antlaşması
0

Anlaşma Öncesi Gelişmeler:

TBMM Hükümeti barış konferansının İzmir’de toplanmasını ve Rusya, Ukrayna, Gürcistan Cumhuriyetlerinin de çağırılmasını istiyordu. Müttefikler konferansta Türklerin Rus desteğini sağlamaya çalışacağını düşünerek bunu istemedirler. Müttefik Devletler konferansın İzmir’de toplanmasını da kabul etmediler. En sonunda konferansın İsviçre’nin Lozan kentinde toplanması ve Rusya, Ukrayna ve Gürcistan’ın sadece kendilerini ilgilendiren konularla ilgili konferansa katılmaları konusunda görüş birliğine varıldı.

Müttefik Devletler Lozan konferansı görüşmelerine Ankara Hükümeti ile birlikte İstanbul Hükümetini de davet etmişler böylece iki taraf arasında olabilecek ikiliklerden faydalanmak istemişlerdir. Müttefiklerin bu teklifi üzerine İstanbul Hükümeti Sadrazamı Tevfik Paşa, Ankara’ya bir telgraf çekerek TBMM Hükümeti tarafından belirlenecek olan bir kişinin İstanbul’a gönderilmesini ve bu kişinin barış görüşmelerine katılmak üzere İstanbul Hükümetinin belirleyeceği heyete katılmasını istemiştir. Şayet bu uygun görülmezse kendisinin Ankara’nın barış görüşmelerine katılmak üzere belirleyeceği heyete bakanlarından birini seçerek göndereceğini bildirmiştir.

Tevfik Paşa’nın bu teklifi TBMM’de tartışılmış, yapılan tartışmalar sonucunda hilafet ile saltanatın birbirinden farklı şeyler oldukları ve saltanatın kaldırılması gerekliliği fikri benimsenmiştir. Bunun üzerine bir komisyon kurularak, Saltanat ve Hilafetin birbirinden ayrılarak saltanatın kaldırılmasına dair taslak Meclise gönderilmiş ve karar Mecliste oy çokluğu ile kabul edilmiştir. Böylece Saltanat 6 Kasım 1922’de TBMM tarafından kaldırılmıştır. Abdülmecit Efendi TBMM tarafından Halife olarak seçilmiş, bu durum kendisine Mustafa Kemal Paşa tarafından 19 Kasım 1922’de bildirilmiştir.

Lozan Konferansının tüm görüşmelerine İngiltere, İtalya, Fransa, Japonya, Yunanistan, Romanya, Sırp-Hırvat-Sloven Devleti, ABD ve Türkiye’nin katılmaları öngörülmüştür. ABD bir tür gözlemci gibi davranmış görüşmelere katıldığı halde oy kullanmamış, idari görev üstlenmemiş, Antlaşma ve eklerini de imzalamamıştır. Türkiye ile ancak 1927’de resmi ilişki kurmuştur. Boğazlar rejimi konusunda Rusya ve Bulgaristan, ticaret ve yerleşme gibi belli konularda da Belçika ve Portekiz davet edilmişlerdir.

Konferansa katılan Türk Heyeti baş delege İsmet Paşa’nın yanı sıra esas olarak iki delegeden Sağlık Bakanı Rıza Nur ve eski Maliye Bakanı Hasan Bey’den (Saka) oluşmuştur. Ayrıca heyette 21 danışman, 2 basın danışmanı, 1 genel sekreter, 1 mütercim ve 8 kâtip de yer almıştır. Konferansa gitmeden önce Türk Heyetine 14 maddeden oluşan bir talimat listesi verilmiştir. Verilen listede kapitülasyonların, Doğu’da bir Ermeni Devleti kurulmasının söz konusu olamayacağı, kapitülasyonların kesinlikle kabul edilemeyeceği belirtilmiş ve heyetten gerekirse görüşmeleri kesmesi istenmiştir. 20 Kasım 1922’den 4 Şubat 1923’ee kadar devam eden görüşmelerin ilk döneminde İngiliz Temsilci Lord Curzon Türk heyetine Mondros Mütarekesini kabul ettirmeye çalıştığı için bir netice alınamamıştır. Mudanya Mütarekesinden gelindiğini ve Misak-Milliyi savunan Türk heyeti yurda dönmüştür. Anlaşmazlıklar daha çok Türkiye’nin Avrupa’daki sınırının tespiti ve adalar meselesi, Türkiye-Irak sınırının belirlenmesi, kapitülasyonlar ve mali konularda çıkmıştır. Müttefik devletler Sevr Antlaşması ilkelerinden yola çıkarak hazırlamış oldukları bir barış antlaşması taslağını incelenmek üzere sunmuşlardır. Teklifleri Türk heyeti tarafından kabul edilmeyince konferans dağılmış, Türk heyeti yurda dönmüş ve barış görüşmeleri kesintiye uğramıştır.

  • Daha sonra 23 Nisan 1923’ten 24 Temmuz 1923’teki ikinci dönem başlamış ve konferans toplam 8 ayda tamamlanmıştır.

Not: Bu içerik ETHEM isimli üye tarafından hazırlanmıştır. İhlal varsa bildiriniz.

Sen ne düşünüyorsun?